Welcome » RS18 Template

GÜNÜN SÖZÜ

MASKOTUMUZ

SAAT


Haftanın Videosu


DUYURU PANOSU

Duyuru Panosu
****Tüm Sayfalarımız Güncellenmiştir...****
****Resimler Yenilenmiştir.****
****Erkek Saç Modelleri Sitemize Eklenmiştir.****

Alt Başlık

Forum09 | Tr.Gg |Html | İngilizce Dersleri | Almanca Dersleri | Fifa 2015 | Filmler | Fbml | Kod | Css Tasarımlar | Resimler | Oyun Oyna | Biyografiler | Canlı TV | İdda | Matematik Dersleri | Tasarımlar | Css | Html |

ilkyardım

İLK YARDIMDA ÖNCELİKLER

İlk yardım yapılması gereken herhangi bir olayla karşılaşıldığında yapılacakların önceliği ve sıralaması büyük önem taşır. Böyle bir durumda yapılması gereken, ilk önce hastanın hayati fonksiyonlarını kontrol etmek ve gerekiyorsa hızlı ve doğru müdahaleyi gerçekleştirmektir. Unutmayın, bilinçsiz ve yanlış yapılan müdahaleler hastayı daha kötü bir duruma sokabilir. Ayrıca ilk yardım yapan insanlar hata yapabilecekleri düşünülürse veya hastanın ölme riskinin olması dolayısıyla stres yaşayabilirler. Doğal olarak bu stres kurtarıcıyı kötü yönde etkiler. Eğitim, bilgi ve bunların unutulmaması için düzenli tekrarı bu stresi en aza indirir. İyi bir eğitimin ardından öğrenilenlerin unutulmaması için düzenli tekrarı, bilginin motor fonksiyon olarak hafızada kalmasını sağlayacaktır. İlk olarak hayatı tehdit edici fonksiyonların kontrolüne "Ön Değerlendirme" adı verilir ve aşağıdaki sırayla yapılır:

1- Uyarma
2- Solunum yolunun açılması
3- Solunumun kontrolü
4- Dolaşımın (nabız) kontrolü
5- Ciddi kanamaların kontrolü
6- Şok tedavisi

Eğer yukarıdaki sıralamayla ön değerlendirme sırasında hayatı tehdit edici herhangi bir bulguya rastlanmamışsa, ikinci aşama olan hastalık değerlendirmesine geçilebilir. Şimdi sırasıyla ön değerlendirme basamaklarını inceleyelim:

1-UYARMA:
Hastanın bilinçlilik seviyesini ölçme veya şuurunun yerinde olup olmadığını anlamak amacıyla yapılır. Hastayı sesli ve fiziki olarak uyarmak için, yüksek sesle " İlk yardım eğitimi aldım sana yardım edebilirim, iyimisin?" sorusu yöneltilirken bu sırada omzuna ve köprücük kemiğine vurulmalı, ve verdiği tepki kontrol edilmelidir. Eğer hastanın bilinçli olduğu dışarıdan görülebiliyorsa ve konuşuyorsa bu işlemin yapılmasına gerek yoktur. Hastanın bilinçsiz olduğu tespit edilmişse yapılması gereken ilk iş yardım çağırmak olabilir.

BİLİNÇLİLİK SEVİYELERİ
YANIT VEREN
1- Farkında ve işbirliğinde: Fiziki veya sözlü uyarıya cevap verir. Kim, nerede ve ne zaman sorularını yanıtlar.
2- Konfüze ve işbirliği yapmayan: Fiziki ve sözlü uyarılara yanıt versede, kim, nerede, ne zaman gibi sorulara anlamsız yanıtlar verebilir veya bilmiyor görünür.

YANIT VERMEYEN
3- Kısmi bilinç kaybı: Fiziki ve sözlü uyarılara anlık cevap verir.
4- Bilinç kaybı: Sadece fiziki uyarılara cevap verebilir.
5- Koma: Solunum ve nabız olduğu halde fiziki ve sözlü uyarıya cevap vermez.
6- Solunumun aresti: Solunum durur ama nabız vardır.
7- Kardiyak arest: Solunum ve nabız durmuştır.

2- SOLUNUM YOLUNUN AÇILMASI:

Hastanın bilinçli olmadığı durumlarda, solunumunun olup olmadığını kontrol edebilmek için solunum yolunun açılması gerekmektedir. Çünkü normal yatar pozisyonda hastanın kafasının duruş şekli nedeniyl, dili soluk borusunu bloke edebilir. Bu blokajı engellemek için kafa geriye doğru çekilmelidir. Kullanılan yöntemlerin bir tanesi bir eli boynunun altına koyarak diğer elle alnına bastırmaktır. Kullanılan diğer bir yöntem, bir elin işaret ve orta parmağını kullanarak, ağızın ve çenenin tam altında kalan çene kemiğinden yukarı kaldırmak ve diğer elle alına bastırmaktır. Kullanılan üçüncü yöntem ise hastanın kafasının arkasına geçerek iki elin baş parmakları hariç dört parmağını kullanarak çene kemiklerinin yanlarından tutarak geriye doğru çekmektir. Kullanılan bu üçüncü yöntem genellikle boyun ya da sırt yaralanması durumlarında uygulanmalıdır. Hangi yöntem uygulanırsa uygulansın hastanın boynuna ve soluk borusuna baskı yapmamak ve başın pozisyonunu sağa, sola doğru oynatmamak çok önemlidir. Böylelikle başın pozisyonu arkaya doğru değiştirilerek dilin geride kalması ve ciğerlere giden solunum yolunun açılması sağlanmış olur.

3- SOLUNUM KONTROLÜ: ( Suni solunum nasıl yapılır? )
 
Hastanın solunum yolu doğru açıldıktan sonra, ağzının içinde herhangi bir nesne ya da sıvı olup olmadığını kontrol edilmeli, varsa baş yavaşça yana doğru çevrilerek bu maddeler temizlendikten sonra eski pozisyonuna geri getirilmelidir. Eğer bir boyun ya da sırt zedelenmesinden şüpheleniliyorsa bu temizleme işlemini yapabilmek için sadece başı çevirmek yerine, boyun desteklenerek vücut bir bütün olarak hareket ettirilmelidir. Ağız boşluğunun içinde bir madde yoksa veya temizlendikten sonra solunum yolu tekrar doğru olarak açılmalı, kurtarıcının yüzü hastanın akciğerine bakacak şekilde, yanağı ve kulağı mümkün olduğu kadar hastanın ağzına yaklaştırılmalıdır. Akciğerinin inme çıkma hareketinin olup olmadığına bakarak, nefes sıcaklığını yanakta hissetmeye çalışarak ve nefes hırıltısını duyabilmek için dinleyerek, solunumun olup olmadığı kontrol edilmelidir. Ayrıca hastanın ağzına ya da burnuna küçük bir ayna yaklaştırarak, ayna üzerindeki buğulanmaya dikkat etmek de solunumun kontrolünde uygulanabilecek diğer bir metottur. Eğer solunum yoksa kurtarıcı suni solunuma başlamalı ve hemen iki yavaş, derin nefes vermelidir. Suni solunum, ağızdan ağıza, pocket mask kullanılarak veya air way/life way adı verilen malzemeleri kullanılarak yapılabilir. Hangisi kullanılırsa kullanılsın kurtarıcı, hastanın burnunun kapalı ve solunum yolunun açık olduğundan emin olmalıdır. İlk nefesler verilirken bu işlem yavaş yerine hızlı yapılırsa, verilen havanın bir miktarı hastanın midesine giderek kusmasına neden olabilir. İlk yavaş ve derin nefesin ardından akciğerlerin şişmesi ve normale dönmesi izlenmeli, ardından ikincisi aynı şekilde verilmelidir. İki yavaş ve derin nefesten sonra hastanın dolaşımı kontrol edilmeli, varsa hastaya her 5 saniyede bir normal nefes vererek, bu beşer saniyelik aralarda solunuma tekrar başlayıp başlamadığı kontrol edilmelidir. Hasta solumaya başlarsa suni solunum durdurulmalı, fakat dikkatle kontrol edilmeye devam edilmelidir. Nadir olmakla birlikte bazı durumlarda hastanın çenesinin kitlendiği görülebilir. Eğer çene ve buna bağlı olarak ağız açılmıyorsa, solunum yolu açıldıktan sonra ağız iyice kapatılarak, ağızdan buruna suni solunum yapılabilir. Suni solunum esnasında kurtarıcının verdiği hava hastanın akciğerine gitmiyor ise, genelde şu üç problemden biri var demektir:
- Hastanın burnu kapatılmamıştır.
- Hastanın solunum yolu doğru olarak açılmamıştır.
- Hastanın solunum yolunu tıkayan bir madde vardır.

4- DOLAŞIMIN KONTROLÜ ( Kalp masajı nasıl yapılır? ):

Eğer hastanın solunumu varsa veya buna suni olarak başlanmışsa, verilen ilk iki yavaş ve derin nefesin ardından 5 ila 10 saniye arası dolaşım (nabız) kontrol edilmelidir. Bu kontrol nefes borusu ile boyun kası arasındaki hafif çukur bölgeden geçen Karotid Alterlere (şahdamarları) veya kasıklarda bulunan Arterlere üç parmak ile baskı yaparak saptanabilir. Eğer nabız tespit edilmemişse (kardiak arrest) dolaşımı da suni olarak başlatmak için kalp masajı yapılmalıdır. Unutulmaması gereken nokta kalp masajının çalışan kalbe yapılmaması gerektiğidir. Sağlıklı bir insana veya kalbi çalışan bir hastaya uygulandığında kalp durabilir. Kalp masajı yapabilmek için hasta düz ve sert bir zemin üzerine sırt üstü yatırılmalı, baskı yapacak doğru nokta bulunmalı ve kurtarıcı hasta üzerinde doğru pozisyonu almalıdır. Doğru noktanın tespitinde yapılması gereken, hastanın en alt sırada bulunan kaburga kemiklerini ortaya doğru takip ederek birleşme noktasını bulmak, bu yerin yüze doğru iki parmak üzerine ve tam ortada bulunan kemiğin (sternum) üstüne bir elin avuç içini yerleştirmek olmalıdır. Diğer elin avuç içi ilkinin üzerine konmalı ve ilk elin parmakları hastanın kaburga kemiklerine deymeyecek şekilde havaya kaldırılmalıdır. Kalp masajında baskıların uygulanması esnasında kurtarıcının pozisyonu da önemlidir. Bu nedenle baskı uygularken kurtarıcı dirseklerini kırmamalı, elin avuç içini bulduğu doğru baskı noktasından ayırmamalı ve kollar, baskı yapılacak noktaya dik olacak pozisyonda (90 derece) tutulmalıdır. Yetişkin kişilerde baskı 3-4 cm. içeriye doğru uygulanmalı ve dakikada 80 ila 100 adet olacak hızda yapılmalıdır. Eğer kalp masajı çocuklara uygulanacaksa, aynı şekilde doğru baskı noktası tespit edildikten sonra sternum (kaburgaların birleşme noktası) 2 cm. içeriye girecek şekilde, yine dakikada 80 ila 100 adet arası bir hızda baskı uygulanmalıdır.
Aralıklarla (en seyrek üç dakikada bir) kendiliğinden çalışmaya başlayıp başlamadığını anlamak için nabız kontrol edilmeli. Kalp kendiliğinden çalışmaya başladığı anda işleme son verilmeli. Kalp kendiliğinden çalışmaya başlamadıysa, tıbbi yardım gelinceye kadar uygulamaya devam edilmeli.
Dış Kalp Masajı ve Suni Solunumu Birlikte Uygulama ( Temel Yaşam Desteği- CPR )
Bir kişi ile uygulama ; 1 İLK YARDIMCI - 2 SOLUNUM - 15 KALP MASAJI
Solunum ve kalp atımı yoksa ilk önce iki defa arka arkaya nefes verilmeli ve kalp masajı ile devam edilmeli
2 solunum ve 15 kalp masajı uygulaması ile devam edilmeli
Özet olarak ; ilk yardımcı herseferinde 2 solunum vermeli, 15 dış kalp masajı yapmalıdır


İki kişi ile uygulama; 2 İLK YARDIMCI - 1 SOLUNUM - 5 KALP MASAJI
Solunum ve kalp atımı yoksa ilk önce iki defa arka arkaya nefes verilmeli
1 solunum 5 kalp masajı ile uygulama sürdürülmeli
Kalp masajını yapan kişinin yorulması halinde; işleme ara verilmeksizin suni solunum yapan kişi ile kalp masajını yapan kişi yer değiştirmeli
Özet olarak ; solunumu veren 1. ilk yardımcı herseferinde 1 solunum verirken, dış kalp masajını yapan 2. ilk yardımcı herseferinde 5 kalp masajı yapmalıdır

5- CİDDİ KANAMALARIN KONTROLÜ:

Ortalama olarak bir insanın vücudunda 6 litre kan bulunmaktadır. Çeşitli kazalardan dolayı oluşabilecek ciddi kanamalarda vücut, durumu kontrol altına alabilmek için kalp atışını hızlandırarak oksijensiz kalan dokulara kan yollamaya çalışacaktır. Fakat vücuttan 1.5 ile 2.5 litre arasında kan kaybı, hayati tehlikeler yaratabilir. Bu nedenle ciddi kanamalar kontrol altına alınmalıdır. Kanamalar, atardamar ve toplardamar kanamaları olarak iki ana gruba ayrılır. Atardamar kanamalarında, parlak kırmızı renkteki temiz kan, yaradan fışkırır gibi çıkar. Toplardamar kanamalarında ise, kan kirli olduğundan dolayı daha koyu renktedir ve yaradan sızıntı şeklinde akar. Bazı büyük yaralarda hem atardamar, hem de toplardamar kanamaları bir arada görülebilir. Hangi kanama olursa olsun ilk yardımı aynıdır. Yapılacak ilk işlem steril bir bez ya da tamponla yaranın üzerine direk baskı uygulamak olmalıdır. Eğer kanama durmaz ise, diğer bir tampon ilkinin üzerine yerleştirilmeli ve baskıya devam edilmelidir. Bu arada dikkat etmeniz gereken nokta, ilk kullanılan bez ya da tampon yerinden oynatılmamasıdır. Çünkü az dahi olsa bir miktar kan burada pıhtılaşmaya başlayacak ve bu da kanın durmasına yardımcı olacaktır. Direk baskıyla kanamanın durdurulamaması halinde yapılacak ikinci işlem basınç noktasına baskı uygulamaktır. Basınç noktası, vücut uzuvlarında yer alan deriye yakın, görülebilen ve altında kemik bulunan ana damarların bulunduğu noktadır. Altında kemik bulunan bu ana damarlara basınç uygulayarak kanama durdurulabilir. Son aşama ise turnike bandı kullanmaktır, ancak çok ciddi durumlarda uygulanmalıdır. Bu arada turnike uygulamasının başlama saati not edilip, medikal personele bildirilmelidir. Ortalama 5cm kalınlığındaki elastik bir turnike bandı yaranın hemen üzerindeki bir noktaya bağlanmalı ve kısa bir tahta ya da çubukla kanama duruncaya kadar sıkılmalıdır. Birçok durumda turnike bandı eğitimli bir medikal personel tarafından açılmalıdır. Ancak yardımın gelmesi veya tıbbi bir merkeze ulaşmak uzun zaman alacak ise, telefon ya da telsiz ile tıbbi bir hekimle irtibat kurmak ve onun tavsiyelerini uygulamak en iyi yoldur. Böyle de bir imkan yoksa bant her iki saate bir gevşetilerek 10 dakika kadar dokuların kanlandırılması gerekecektir. Eğer ciddi kanamalar vücut uzuvlarından birinde olmuşsa uygulanması gereken diğer bir kural, bu yaranın kalp hizasından daha yukarda tutulması gerektiğidir.
Kanamada, Ana Damara Baskı Uygulaması

Boyuna baskı uygulamak için, baş parmakla (yara sağdaysa sol baş parmak, yara soldaysa sağ baş parmak) doğru yere baskı uygulanmalı
Köprücük kemiğinin arkasından baskı uygulamak için, baş parmak (yara sağda ise sol baş parmak, yara solda ise sağ baş parmak) doğru yere baskı uygulanmalı
Koltuk altında baskı uygulamak için, bir veya her iki baş parmakla doğru yere baskı uygulamalı
Kolda baskı uygulamak için, baş parmakla (sağ koldaki yara için sağ baş parmak, sol koldaki yara için sol baş parmak) doğru yere baskı uygulanmalı
Kasıkta baskı uygulamak için, el yumruk yapılmış ve kol düz olarak (sağ taraftaki yara için sağ yumruk sol taraftaki yara için sol yumruk ) doğru yere baskı uygulanmalı
Uylukta baskı uygulamak için, yumruk sıkılmış ve kol düz olarak (sağ taraftaki yara için sağ yumruk, sol taraftaki yara için sol yumruk ) doğru yere baskı uygulanmalı
Sağlık ekibi gelinceye yada sağlık kuruluşuna ulaşıncaya kadar basınç gevşetilmemeli.
Yaralı pansuman görülecek şekilde battaniye ile sarılmalı

Turnike (Boğucu Sargı) Uygulaması

Altın Kural : Ne zaman turnike uygulanmalıdır ?
4 koşulda uygulanmalıdır :

1- İlgilenecek başka yaralı varsa,
2- Engebeli uzun yol gidilecekse,
3- Uzak noktada basınç etkisizse
4- Ya da uzuv kopmuşsa turnike uygulanır.
  • Turnikeler bazen yaralı ekstremiteye yaralanmanın yaptığından fazla zarar verebileceğinden önerilmez. Altlarındaki dokuyu ezer, sinir ve damarlarda kalıcı hasara yol açabilir. Eğer uzun süre yerinde bırakılırsa, distaldeki (turnikenin altındaki) bütün dokular ölür.
  • Vücutta, dirsek ve dizin altındaki yaralarda asla turnike kullanılmaz,
  • 8-10 cm genişliğindeki sargı yaralı uzvun kalbe yakın tarafına, fakat uzvun mümkün olduğu kadar ucuna 2 kez dolanır.
  • Bir düğüm atılır ve üzerine bir çubuk veya kalem konup tekrar düğümlenir, çubuk veya kalem kanama duruncaya kadar döndürülür, kanama durduktan sonra çubuk sargının bir yerine sıkıştırılarak sabitlenir.
  • Turnike görülebilir durumda olmalı
  • Yaralının elbisesine üzerinde yaralının adı ve turnikenin uygulandığı zaman (saat ve dakika) yazılı bir kart iğnelenmeli
  • Çok sayıda yaralı olduğunda, yaralının alnına rujla veya sabit kalemle Turnike veya T harfi yazılmalı
  • Yaralı pansuman ve turnike görülecek şekilde battaniye ile sarılmalı
  • Uygulamanın uzun sürmesi durumunda, turnike 30 dakika aralıklarla gevşetilmeli, sonra tekrar sıkılmalı.
    Uzuv Kopması Durumunda İlk Yardım
    Kazazede sırt üstü yatırılmalı
    Kazazedenin bacakları 20-30 cm kadar yükseltilmeli
    Turnike uygulamalı (kopan uzvun 3-4 parmak üzerine)
    Kopan parça temiz, su geçirmez ağzı kapalı plastik bir torbaya yerleştirilmeli
    Altın kural : Kopan parçanın konduğu torba, buz içeren ikinci bir torbanın içine konmalı (kopan parça direkt buz veya su içine konmaz)
    Torba temiz bir bez ile sarılıp yaralı ile aynı vasıtaya konmalı, üzerine hastanın ad ve soyadı yazılmalı
    Tıbbi birimler müdahalenin hızlandırılması için transport esnasında haberdar edilmeli.
6- ŞOK TEDAVİSİ

Çok ciddi kanamalarda, kanın büyük bir kısmı vücudun doğal yanıtı olarak bir ya da birden fazla hayati organa yönlendirilir. Bu esnada diğer dokulara ve organlara daha az miktarda kan gitmeye başlar ki bunun anlamı bu dokulara aynı zamanda daha az oksijen gitmesidir. Şok adı verilen bu durum eğer ağır ise ve önlenmezse kalıcı yetenek kayıpları ve hatta ölüm meydana gelebilir. Bu nedenle mümkün olan en kısa sürede şok tedavisine başlanmalıdır. Şoka girmiş bir hastada sığ ve zor solunum, nefesin kesilmesi ve hırıltılı nefes görülebilir. Nabız zayıf ve hızlı atabilir. Sıkıntı, huzursuzluk, rahatsızlık, yatmama isteği gibi hareketler olabilir. Bulantı, kusma, hafif başağrısı ve konfüzyon şokun diğer belirtileridir. Şoku kontrol altına alabilmek için ön değerlendirmenin ilk basamakları sırasıyla tamamlanmalıdır. Çünkü kalp krizi gibi hastalıklar veya ciddi kanamalar şokun oluşmasına neden olmaktadır ve daha önceden kontrol altına alınmalıdır. Şoka girmiş bir hastanın vücut ısısı normal tutulmaya çalışılmalı, gerekiyorsa bunun için bir battaniye veya aynı görevi gören bir materyal kullanılmalı, hasta yatar pozisyonda tutulmalı, ayakları vücudundan daha yukarı kaldırılmalıdır. Bu esnada hastaya ağız yoluyla hiçbir şey verilmemelidir. Bir boyun ya da sırt yaralanmasından şüphelenilmiyorsa hastanın ayaklarını yukarı doğru kaldırmak yerine düz tutulması gerekmektedir. Ardından yapılması gereken yardım ulaşana kadar hastayı ön değerlendirme açısından kontrol altında tutmaktır.
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=